Hayat dümdüz giden bir rota mı?
Aşk acısı çeken dört kadın bulmuş birbirini.
Bir annenin çocuğundan ayrılış öyküsü

  Bugün bir annenin çocuğundan ayrılış öyküsüne şahit oldum. Hem de daha onu bir kez bile göremeden…

  Anne kendisi anlatıyor bize. Laf lafı açıyor başta söz arasında geçiyorken asıl mevzu haline geliyor bu konu. O kadar ay karnında sıkı sıkı koruduğu minicik bebeğini yanına almayı beklerken ayrılıyor yolları…

  Doğuma diye gidiyorlar sanırım. Annenin sancısı tutuyor hastaneye kaldırılıyor. Bebeğe bakılması için ultrason cihazına giriyor fakat bebeğin kalp atışı yok. Kendisi de görüyor. Telaşla ameliyata alınıyor, anne bunların hepsini hatırlıyor. Her şeyin farkında o an da. Ama hala daha bir umudu var. Tıpkı karnındaki bebeği gibi, minicik bir umudu var. Belki kurtarırlar diyor, tıp ilerledi her şey mümkün diyor durumun ciddiyetinden bihaber. Ama anneyi bile zor kurtarıyorlar. Kanama durdurulamayınca bütün hastane seferber ediliyor, doktorlar profesörler onun odasında toplanıyor. Umutlar yitip tükeniyor… Anne ise daha baygın… Ve bir şekilde kurtarılıyor anne. Gözlerini açtığında bebeği yok, kim bilir nerede. O kadar bağlandığı minik bebeği nerede? Gitmiş… O da gitmiş umudu da yitip gitmiş… Hayata küsmüş sonra da.

  Daha yeni yeni kendine geliyor, toparlanıyor anne. O da yeni bebeği sayesinde. İyi ki var. Annesine en büyük destek işte o’dur bu hayatta. Kim ne derse desin her şeyi yine o unutturur kötü gününde yine o yanında olur. İyi ki var…

Hayatta değişiklikleri sevmek lazım. Bu mavi tonları harikaa! Herkese tavsiye edilir :)

Hayatta değişiklikleri sevmek lazım. Bu mavi tonları harikaa! Herkese tavsiye edilir :)

Koluma sıçan ağdacının ben de ağzına sıçayım!
Acele işe şeytan karışırmış. Doğru gerçekten. Zamanın darlığından vakit kazanmak için önceden gitmediğin bir yere gidersen sonucuna da katlanırsın böyle! Derimin yarısı yok resmen! Yolunmuş tavuk gibiyim. Bari iz falan kalmasa.
Hayattan soğuturlar insanı

Beni hayattan soğuttular resmen. Bunu başaranlar eski sevgililerim. Çok mu çaba sarfediyorlar bilmem ama amaçlarına ulaşıyorlar orası kesin. Bende de var tabi aptallık. Nasıl izin verdiysem hayatıma girmelerine… Keşke demekten nefret ederim ama ‘keşke’ olmasalardı hayatımda. Hadi oldular bari bu kadar bıktırmasalardı insanı. Ben saçma sapan şeyler duymaktan bıktım, onlar daha söylemekten bıkmadılar. Ayrıldıktan onca zaman geçmesine rağmen neler duyuyorum bir bilseniz… Kendi yaptıklarını ben yapmışım gibi anlatan var. Ben o kadar peşinden koşmuşum, tekrar barışmak istemişim güya. Bunu duyunca ne yapayim ne diyeyim bilemedim; dondum kaldım o an. Şimdi ise sadece yazık diyorum. Onlara değil benim boşa geçen zamanıma yazık.

Şizofren insanlar tanımış oldum orası ayrı.

Dünya’nın en güzel saçları bu olabilir mi acaba?!

Dünya’nın en güzel saçları bu olabilir mi acaba?!

yerim laan! :)

yerim laan! :)

Yazdığınız şeyleri üzerlerine alınanlarla, o şeyleri alınmalarını istediğiniz kişilerin kesişimi, çok güzel bir boş küme örneğidir.
Bugün din hocası cennet cehennemi anlatırken kurandan bir bölüm okudu…

normalbirurl:

eniyisicarpediem:

Hoca:(kurandan okur) Cennette göğüsü tomurcuklanmış huriler vardır…

Sınıftan bir çocuk:Hocam kızardınız!!

Hoca:Ehehehhe yok ya ehehaha…

jr3pjprfgr